1 Aralık 2009 Salı

PELİN

sesine benzeyen bir ses duyduğum zaman sevgili Pelin


bir çiçek kırlardan fırlar ve yıkar buzdan kentleri


pencereden kaçmaya çalışır kirlenmiş bir yağmur


içimdeki mor sokak titreşir


ve Yedigöller'e su içmeye iner yüzümde beliren ışık






sesine benzeyen bir ses duyduğum zaman sevgili Pelin


çalışmaya başlar bozuk bir oyuncak unutulduğu rafta, birden


ölmeden geri döndükleri haberi gelir savaşa gidenlerin


ve yıldızlara gider bir çocuğun denize fırlattığı bembeyaz martı


bunu ben de çok denedim






sesine benzeyen bir ses duyduğum zaman sevgili Pelin


bir bulut hiç üşenmez ayın üstünü örter terlemesin diye sabahleyin


bir transatlantik okyanusların özetini çıkarır yaptığın kağıt gemiler için


ve alıcılarına ulaşır postacıların düşürdüğü mektuplar






sesine benzeyen bir ses duyduğum zaman sevgili Pelin


baharın aramızda gezdiği söylenir


gitmediğim ülkelerin çok yakın olduğu


tanımadığım kadınların çok sıcak olduğu


ve aşkın


uyanmak üzere olan bir şiir olduğu söylenir


yüreğinde senin






Akgün Akova





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder